Seda Selçuk

Seda Selçuk

bilgi kütüphanesi

Dijital Bağımlılığa Karşı Dijital Detoks

17 Ekim 2019 - 22:14 - Güncelleme: 08 Kasım 2019 - 15:43

Gelişen teknolojiyle birlikte bilgisayar ve internet kullanımı hayatın vazgeçilmez araçları haline gelmiştir. Bu durumda bilgiye ulaşmak saniyelerle ölçülebilecek bir zaman diliminde, üstelik önemli bir fiziksel çaba sarf etmeksizin mümkün olabilmektedir.

Küreselleşme ve dünyada yaşanan teknolojik gelişmeler, sürekli değişimi ve bu değişimin hızına ayak uydurmayı, tek tipleşmeyi ve öncelikle küreselleşme sürecinin nimetlerinden faydalanmayı zorunlu hale getirmektedir.

 Özellikle kent yaşamı içerisinde, bireylerin bu gelişmelerden ve değişimlerden kaçması neredeyse olanaksızdır. Tüm bu gelişmeleri ve değişimleri takip etmek için ise internet hayatımızın önemli bir aracı haline gelmiştir.

Sosyal Medya İlk Sırada
Dünya genelinde yapılan bir araştırmada internetin en çok kullanıldığı mecra sosyal medya.
We Are Social ve Hootsuite’in yapmış olduğu “2019 Global Digital” çalışma raporuna göre 8 milyara ulaşan dünya nüfusunun yaklaşık 3.5 milyarının aktif sosyal medya kullanıcısı olduğu bildirilmiştir. Bu oran dünya nüfusunun %45’ine tekabül etmektedir. İnternet kullanıcılarının %42’si ise sosyal medyayı mobil üzerinden kullanmaktadır.

Sosyal medya araçları ülkemizde de çok yaygın kullanıldığı yine raporun sonuçlarında yer almaktadır.  2019 Global Dijital Raporu’na göre Türkiye’de 52 milyon kişi sosyal medya kullanmaktadır. Buda toplam nüfusun %63’üne tekabül etmektedir.

Bu oranlar göz önünde bulundurulduğunda sosyal medya mecralarının parmak uçlarımıza kadar yakınımızda olması aynı zamanda sosyal medya kullanımına da ivme kazandırmıştır. Böylece internetin temel ortaya çıkış sebebi olan insanlar arası iletişimin artırılması başarıyla sonuçlanmış ve etkileşim çok kolay hale gelmiştir.

Fakat önemli bir husus göz ardı edilmektedir. İnternetin tahmin edilenden de hızlı yaygınlaşması patolojik aşırı kullanıma ve yeni bir bağımlılık türü olarak nitelenebilecek internet bağımlılığına yol açmaya başlamıştır.

Dijital Bağımlılıkla Mücadele Derneği Genel Başkanı ve Cumhuriyet Üniversitesi Eğitim Fakültesi Eğitim Bilimleri Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Tuncay Di̇lci̇ bağımlılığı "dijital nesnelerin kullanım bozukluğu" olarak tanımlamıştır.

Kontrol dışı olarak kullanılan ve bireye zarar veren her şey birer bağımlılık türü olduğu düşünüldüğünde, internetin kontrol dışı ve zararlı kullanımı sonucu dijital bağımlılığa neden olmaktadır.

Çağın Bulaşıcı Hastalığı Dijital Bağımlılık 

Çağın bulaşıcı hastalığı olarak görülen dijital bağımlılık, iletişimi ve etkileşimi artırmak olan temel amacının dışına çıkmış, insanları yalnızlaştırmakla birlikte iş ve çalışma performansını düşürmektedir.

Hatta bazı insanların internet kullanımına bağlı olarak iş, okul ve aile hayatlarında birtakım sorunlar yaşamaya başladıkları bile görülmektedir.

BBC’den alınan bir habere göre, sanal bebekleriyle hastalık derecesinde bir tutkuyla ilgilenen Güney Koreli bir çift, gerçek bebeklerini açlıktan ölme raddesinde ilgisiz bırakmışlardı.

Polis raporlarına göre bu çift işten çıkarıldıktan sonra, gerçek hayattan soyutlanarak, günün 12 saatini bir internet cafede sanal bebeklerini besleyerek geçirmişler, henüz üç aylık olan gerçek bebeklerine günde yalnızca bir kere mama vermek suretiyle açlığa terk etmişlerdi. Bu ve bunun gibi birçok olay durumun ciddiyetini gözler önüne sermektedir.


Aşırı Bilgi Akışı Şizofrene Sebep Oluyor!

Toffler’ın yaptığı bir araştırmada, duyulara sürekli saldıran bilgi dalgaları, bireylerin düşünme ve yapma yeteneklerini kullanmakta zorluk çekmelerine sebep olmaktadır. Aynı zamanda, kişiye işleyebileceğinden çok bilgi yüklemek huzursuzluğa sebep olurken, daha ileri aşamalarda şizofreni ve diğer akıl hastalıklarına yol açabileceğini de belirtmektedir.

Yine yapılan bir araştırmada çocukların hafızaları, internet ortamındaki gereksiz uyarılara maruz kalarak, her yerden akıp gelen dikkatsizce bir araya getirilmiş reklam vb. türden materyallerle bir yığına dönüşmüş durumda.

Bu sebeple daha anaokuluna başlamadan önce ekran başına mıhlanan çocuklar, daha bu yaşta bağlantısız bir etkinliğe yol açan hiperkinetik sorunlar yaşamaktadır.

Sadece hiperkinetik sorunları yaşamakla kalmayan küçükler, zamanla beyinsel işleyiş bozukluklarına, ileri derecede dikkat bozukluklarına, kontrol edilemeyen ani hareket boşalımlarına maruz kalmaktadır.
Tamamının dijital bağımlılığın neden olduğu bu problemler artık nerdeyse tüm evlerin ortak problemi haline gelmiştir.

Bağımlı Olduğumuzu Nasıl Anlarız?
  • Eğer sizde her işinizi internetten halletmeye çalışıyor, elinizden cep telefonu, bilgisayar ve/veya tabletinizi düşüremiyor,  yanınızda olmadığında kendinizi eksik hissediyor, şarjı bittiğinde panik oluyorsanız
  • Eğer sizde önceden ilgilendiğiniz hobilerinizden uzaklaşmış veya hobilerinizi mobil uygulamalar üzerinden devam ettiriyorsanız
  • Eğer sizde sabah gözünüzü açar açmaz ilk işiniz telefonunuza bakmak oluyorsa,
  • Eğer sizde işinizle ve/veya evinizle ilgili görev ve sorumluluklarınızı ihmal etmeye başladıysanız
  • Eğer sizi sosyal medya platformlarında yaptığınız her işi paylaşma, artan beğenme sayıları, yorumlar, arkadaşlık istekleri sizi mutlu ediyorsa yada sırf sosyal medyada vakit geçirmekten ötürü geç yatıyor, uykusuz kalıyorsanız
  • Eğer sizde oynadığınız oyunda ne kadar vakit harcadığınızın farkında değilseniz
Yukarıdaki maddelerden biri yada bir kaçı sizi anlatıyorsa üzgünüm sizde bir bağımlısınız!

Peki Bu Durum Karşısında Ne Yapmalıyız? “DİJİTAL DETOKS”
Kendinizin ve çocuklarınızın sağlıklı yaşam standartlarına ulaşabilme ve insanlar arası doğru ve etkili iletişim kurabilme konusunda size yardımcı olabilecek tek tedavi  “Dijital Detoks”.

“Dijital Detoks”, belirlenen bir zaman aralığında, tüm internet ve teknoloji erişiminin kısıtlanarak, zihinsel ve bedensel arınmanın sağlanması anlamında kullanılan yeni bir terimdir.
Bu konuda geliştirilmiş çeşitli girişim örnekleri bulunmaktadır.

1. Şabat Manifestosu
Yahudilerin kutsal kitabı Tevrat’a göre dünyayı altı günde yaratan tanrı, haftanın yedinci gününü kendine dinlenmeye ayırdığı yazmaktadır.

Cuma akşamı güneşin batışıyla başlayıp, Cumartesi akşamına kadar devam eden süreyi Şabat olarak adlandıran Musevi dini mensupları bu süre zarfında, ateş yakmak, iş yapmak, elektrikli aletlere dokunmak, para taşımak ve herhangi bir ulaşım aracına binmek gibi çeşitli aktiviteleri yasaklamıştır.  

Şabat Manifestosu, bu mitzvottan yola çıkılarak, haftanın bir günü, teknolojiyle olan bağları kopartmayı, rahatlamayı, evin ve ofisin dışına çıkarak doğayla bütünleşmeyi, akraba ve arkadaşlarla vakit geçirmeyi önermektedir.

Manifestoyu yazanların amacı, insanları teknolojiden soyutlamak değil, onu dengeli kullanmalarını ve bilinçli bir biçimde tüketmelerini sağlamaktır.

Şabat Manifestosu’nun uygulayıcıları 4 Mart 2011’in gün batımından, 5 Mart 2011’in günbatımına kadar olan süreyi “Milli Fiş Çekme Günü” olarak kabul ederek, o gün içerisinde Facebook ve Twitter hesaplarını kullanmamayı, bunun yanı sıra cep telefonlarını kapatarak, e-postaları kontrol etmemeyi önermektedirler.

2. Slow Media Manifestosu
“Yavaş Güzeldir!” sloganıyla ortaya atılan bu manifesto küreselleşmenin ve beraberinde getirdiği hızlı tüketim alışkanlıklarını yaşamın her alanında sorgulayan ve doğal sürecin dışında bireylerin içine düştüğü aşırı hız tutkusuna karşı mücadele veren bir akım olarak ortaya çıkmıştır.

Long Island Üniversitesi Gazetecilik Bölümü’nden Jennifer Rauch tarafından ortaya atılan bu çalışmada daha önce bahsedilen nostalji duygusundan hareketle, bir slow media diyetidir.

Farklı şeylerle uğraşmak için zaman yaratmak için oluşturulan bu diyette kişi kendini 1989 yılında olduğunu düşünecek ve varsa otuz yıl öncesindeki medya araçlarını kullanacak. 

Sabit telefonlar, faks cihazı, basılı gazeteler, kitaplar, VHS kasetleri, teyp kasetleri, televizyon vb. dahil edebilecek.

Altı ay boyunca devam eden diyet süresince sadece sabit telefon, daktilo gibi aletleri kullandığını, basılı gazete ve kitapları okuduğunu, e-posta yerine mektuplaştığını belirten Rauch, aslında bu mücadelenin sanıldığı kadar zor olmadığını da sözlerine eklemektedir.

3. Mobil Uygulamalar
Dijital Detoks yapmak için teknolojiyi bir kenara fırlatmak değildir. Yalnızca düzenli olarak teknolojiden uzaklaşarak beyini azda olsa dinlendirme çabasıdır. Bunun düzenini kendiniz belirleyebildiğiniz gibi kişisel denetim konusunda zorluk yaşayanlar için geliştirilen mobil uygulamalardan da faydalanabilirsiniz. İşte sizlere faydalı olacak uygulamalardan bir kaçı…

Mute: Tamamen ücretsiz olan bu uygulama günlük telefon kullanım sürenizi ve alışkanlıklarınızı ölçüyor, telefonunuza bakmadan ne kadar süre geçirebileceğinize dair size küçük görevler veriyor. Ayrıca verdiği motivasyon mesajları ile de kullanıcıyı desteklemeye  çalışmaktadır.

Moment: Bu uygulama da sizin ve isterseniz aile üyelerinizin telefona bakma sıklığını ve süresini ölçerek günlük kullanma sınırını aştığınızda sizi uyarıyor. Hatta dilerseniz uygulamaya, telefonunuzla çok fazla ilgilendiğinizde onu kapatma yetkisini bile verebiliyorsunuz.

Moment’ın bir ilginç özelliği de, ailenizle telefonlarınıza bakmadan vakit geçirmeye çalışırken herhangi biri telefonuna bakarsa epey rahatsız edici bir sesle alarm vermesidir.

Offtime: Akıllı engelleme ve filtreleme sistemiyle vaktinizi en çok çalan uygulamalara bir sınır koyabilir, yaptığınıza daha fazla odaklanarak daha yaratıcı ve daha kaliteli zaman geçirebilirsiniz. Telefon kullanımınızı analiz etmesi sayesinde alışkanlıklarınızın farkına varabiliyor, dilerseniz belli bir süre boyunca bütün bildirimleri durdurabiliyorsunuz.

Space: Arkasında nörolojik bilim ve yapay zeka olan bu uygulamayı yükledikten sonra hareketlerinizi izliyor ve nasıl bir akıllı telefon kullanıcısı olduğunuzu analiz ediyor.

Ardından eğer bir uygulamayı fazla uzun bir süre kullanırsanız devreye giriyor ve sizi kısa bir süreliğine ara vermeye davet eden bir mesaj gösteriyor. Böylece gerçekleştirdiğiniz kısa meditasyon görevleri sayesinde yeniden yapmanız gerekene odaklanabiliyorsunuz.

Off The Grid: Bu uygulaması sizin belirlediğiniz bir süre boyunca telefonunuzu tamamen kilitleyip size ulaşmaya çalışan arkadaşlarınıza da otomatik bir mesajla yanıt veriyor.

Tabii bazı önemli kişileri listeye ekleyebiliyor ve onların size her an ulaşabilmesine olanak verebiliyorsunuz. Uygulamanın en önemli özelliği ise belirlediğiniz süre bitmeden telefonunuzu kullanmak istediğiniz taktirde, ceza olarak kredi kartınızdan belirli bir ücreti kesmesi.

Freedom: Hem bilgisayarda hem de akıllı telefonunuzda kullanabileceğiniz bir uygulama. Tüm interneti bloke edebileceğiniz gibi çeşitli uygulama ve web sitesi listeleri oluşturup belirlediğiniz süre boyunca engelleyebilirsiniz. Ayrıca bu listeleri tüm cihazlarınızda senkronize olarak kullanabiliyorsunuz.
 
muzurca.com


Yazarın Diğer Makalesi: Medyanın İnsanlar Üzerindeki Baskısı ve Medyayı Okumak
Yazarın Diğer Makalesi: Kendi Hayatının Şiirini Yazan Stefan Zweig
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum